Doğum Kontrolü Üzerine

Doğum kontrol yönteminizi seçerken güvenilir ve etkin olmasına, sizin yaşam şartlarınıza uygun olmasına dikkat etmelisiniz. Ayrıca seçeceğiniz yönteme partnerinizin uyum sağlamasını da dikkate almalınız. Bu konuda herkese uygun tek bir yöntem ne yazık ki yoktur. Herkesin beklentisi ve durumu farklı olduğundan herkes için uygun yöntem de farklı olacaktır. Gerektiğinde yöntemler sırayla denenerek kişi(veya çifte ) en uygun yöntem bulunabilir.
Takvim Yöntemi
Her kadında her ay sadece bir defa yumurtlama olur. Yumurtlama olayı anlık bir olaydır. Bazen ufak bir sancıya sebep olabilir. Ovulasyon olarak adlandırılan bu olayın sadece bir gün önce ve sonrasındaki ilişkiden hamile kalınabilir. Yumurtlama olduktan 14 gün sonra genelde adet görülür. Dolayısı ile düzenli adet gören ve 28 (her 2 adetin başlangıçları arasındaki süre) günlük siklusları olan bir kadında ovulasyonun 28-14=14. gün, örneğin 30 günlük bir siklusda 30-14=16.gün, örneğin 24 günlük düzenli bir siklusda 24-14=10.gün olduğu düşünülebilir. Bu nedenle ,örneğin yumurtlama 14. gün olarak düşünülüyorsa , 14. günün 4 gün önce ve sonrasında korunmasız ilişki önerilmez. Başka bir deyişle adetin başlangıcından sonraki 10.-20 arası riskli bir dönemdir. Bu süre daha garantili olsun diye 9.-21. gün arası olarak da düşünülebilir. Ancak olası ovulasyon bir kadında birçok değişik sebeple değişebilir. Bu nedenle takvim metodu çok güvenilir kabul edilmez, üstelik düzensiz adet gören bir kadında güvenilirlik şüphesiz daha da az olacaktır.
Doğum Kontrol Hapları
Doğum kontrol hapları dünyada prezervatif ile birlikte doğum kontrolü için en sık kullanılan iki yöntemden biridir (Dışarı boşalmayı saymazsak tabii ki) Bunun nedeni de kolayca bulunabilmesi, kolayca uygulanabilmesi ve  ve ucuz olmalarıdır.
Öyle ki Amerika Birleşik Devletleri’nde doğum kontrol hapları süpermarketlerde denetimsiz şartlarda satılmaktadırlar. Bir doktor, bir jinekolog olarak bu durumu sakıncalı bulmaktayım. Her ne kadar bu ülkede sorumluluk satın alan kişiye yüklense de şahsen bu hapların diğer ilaçlar gibi reçete ile satılması gerektiğine inananlardanım. Çünkü bu dünyadaki hiçbir ilaç yan etkisiz değildir. Bu yan etkileri küçük harflerle yazılmış bir prospektüsden ,bu konuda bilgi sahibi olmayan değişik zeka seviyelerindeki insanların öğrenebileceğine ve sağlıklı bir karar verebileceğine inanmıyorum.
Konumuz olan haplar kadınlar arasında yararı ve zararları en fazla tartışılan yöntemlerdendir . Yararları, zararları, kullanım şekilleri üzerine önemli noktaları vurgulamadan önce etki mekanizmasından bahsetmek istiyorum.
Hapların nasıl olup da hamileliği önlediğini şöyle açıklayabilirim.
Gebe kalmak, bir dizi olayın, belli bir sırada gerçekleşmesine bağlıdır. Beyinden bazı hormonlar salgılanır , bunlar yumurtalıklar içinde bulunan binlerce yumurtadan en az birini olgunlaştırır, her iki adetin ortasına gelen bir zamanda da yumurtalıktan dışarı atılmasını sağlarlar. Döllenmeye elverişli yumurtanın salındığı an yumurtlama (ovulasyon) olarak adlandırılır. Yumurtlama anının 24-48 saat önce veya sonrasında eğer bir sperm yumurtaya ulaşabilirse hamilelik olabilir. Doğum kontrol hapları beyinden hormon salgılanımını durdurarak işte bu ovulasyonu önlerler, böylece hiç yumurta salınmaz.Ayrıca haplar vaginadaki salgıyı (mukusu) değiştirirler, böylece buradaki salgı kaygan ve spermin geçişine yardımcı olmak yerine, ayın döllenmeye elverişli olmayan zamanlarında olduğu gibi, koyu ve yapışkan bir hal alır.
Doğum kontrol haplarının içinde östrojen denen kadınlık hormonu ve bunun karşıtı olan progesteron hormonu içerirler. Günümüzün düşük dozlu doğum kontrol hapları geçmiş yıllardaki ilaçlardan daha az hormon içermektedirler. Ayrıca içerikleri de vücudun kendi ürettiği doğal hormonlara hemen hemen eş değerdir.
Günümüzün düşük dozlu doğum kontrol hapları geçmiş yıllardaki ilaçlardan daha az hormon içermektedirler. Ayrıca içerikleri de vücudun kendi ürettiği doğal hormonlara hemen hemen eş değerdir.
Doğum kontrol hapı yıllardan beri hakkında en çok araştırma yapılan ve yazılan ilaçlardan biridir ve hekimler tarafından da kimlerin bu ilaçları kullanmasının riskli olacağı son derece iyi bilinmektedir.
Hapların, birçok yan etkileri olduğu bilinmektedir ancak akne, ağrılı adet dönemleri, ağır ve düzensiz adet dönemleri için yararlı olabildiği de gerçektir Bunların yanında kullanmaları sağlıkları açısından belirgin risk taşıyan kişiler de vardır.
Doğum kontrol hapı kullanmadan önce doktorunuza başvurmalısınız. Doktorunuz sizin için risk oluşturabilen durumları belirleyecek ve sizin için en uygun olan doğum kontrol yöntemini belirleyecektir. Örneğin 35 yaşın üzerinde ve sigara içiyorsanız, aşırı kiloluysanız, nedeni bilinmeyen, anormal vaginal kanamalarınız oluyorsa, karaciğer veya safra kesesi probleminiz varsa ya da safra kesesi taşından yakınıyorsanız, kanserseniz, ilaç almanızı gerektirecek kadar depresyondaysanız, sık sık şiddetli baş ağrılarınız oluyorsa, önümüzdeki ay önemli bir ameliyat geçirecekseniz, ailenizde damar tıkanıklığı, kalp hastalığı, kalp krizi, felç, karaciğer sorunları, meme kanseri, yüksek tansiyon varsa doktorunuz hapın sizin için uygun olmadığına karar verebilir.
Doğum kontrol haplarının yan etkileri yanında pek çok yararı vardır.
Haplar yumurtalık kanserini %50 , rahim kanserini %50, dış gebelik, kanser dışı meme hastalıkları ve yumurtalık kistlerini %90 oranında azaltmaktadır.
Adet kanamasının süre ve miktarını azaltarak bu yöndeki birçok sorunu (kansızlık, şiddetli adet sancısı ve bunun yarattığı sosyal sorunlar) da gidermektedirler.
Hapların ana yararlarından biri menstrüel siklüsünüzü düzenlemesi sayesinde, adetlerinizin her ay ne zaman geleceğini kesin olarak bilmenizi sağlamasıdır. Çoğu kadın düzensiz adetlerden kurtulmak istedikleri için doğum kontrol yöntemi olarak hapı tercih etmektedir. Gerektiğinde (örneğin deniz tatili öncesi) adet dönemi ileri veya önceye kaydırılabilmektedir.
Vajende ve rahim ağzında bulunan salgıyı(mukusu) koyulaştırıp bakteri geçişini zorlaştırdıklarından genital bölge infeksiyonlarına karşı koruyucudurlar.
Ayrıca haplar kadınlarda kemik erimesi (osteoporoz) ve eklem romatizmasına karşı da direnç sağlarlar.
Kısaca Doğum Kontrol Haplarının Yararları Şunlardır:
– Ağrılı adetlerden korur.
– Adetinizi düzenler.
– Adet öncesi gerginlik(PMS) sendromunun etkilerini azaltır.
– Over/yumurtalık) kanserinden korur.
– Rahim kanserinden korur.
– PİH ( Pelvik Enflamatuvar Hastalık-PID) tan korur.
– İyi huylu yumurtalık kistlerini küçültüp ileride büyümesine engel olurlar.
Doğum Kontrol Haplarının Tipleri:
Haplar iki ana gruba ayrılır: 1.Kombine haplar 2.Mini hap
İkisi arasındaki en önemli fark, kombine haplar estrogen ve progesteron içerirken, mini haplar sadece progesteron içerir. Kombine haplar üç hafta kullanılır ve sonra bir hafta hapa ara verilir. Türkiye’de satılmayan mini haplar ise tüm yıl boyunca her gün alınır.
Hangi hapı kullanacağınız konusunda en doğru seçimi yapmak için doktorunuza başvurmalısınız. Çünkü kilo alma, ödem, göğüslerde gerginlik, baş ağrısı, akne, düzensiz kanama gibi pek çok etki ,ilaç size önerilmeden önce ya da kullandığınız ilaç değiştirilirken gözden geçirilecektir.
1.Kombine Hap
Kombine Hap, doğru biçimde kullanıldığında, gebeliği önlemede %99,99 güvenilirdir.
Kombine Hap’ın eötrogen/progesteron içeriği iki yolla etki etmektedir:
  1. Ovulasyonu ( yumurtalıklardan yumurtanın salınmasını )engellerler.
  2. Serviksteki mukusun niteliğini değiştirir, onu koyu ve yapışkan hale getirerek, erkeğin sperminin rahime girişini zorlaştırırlar.
  3. Rahim iç zarının (endometrium) gelişimini durdurur ve bu sayede gebeliğin rahime yapışmasını engellerlerler. Özellikle çok düşük dozlu hapların koruma mekanizması bu şekilde açıklanmaktadır
İki tip Kombine Hap vardır:
-Tek fazlı haplar:
Paketteki bütün haplar, aynı miktar veya ‘dozda’ estrogen ve progestagen içerirler.Her gün, hapınızı aldığınızda, vücudunuz bu hormonlardan hep aynı miktarda alır. Paketteki bütün haplar, aynı miktar veya ‘dozda’ östrogen ve progestagen içerirler. Her gün, hapınızı aldığınızda, vücudunuz bu hormonlardan hep aynı miktarda alır.
Piyasada değişik firmaların östrojen içeriği 20,30 ve 50 mikrogramlık olan farklı tek fazlı kombine hapları bulunmaktadır. Doktorunuz sizin için en güvenilir ,yan etkileri en az olan en düşük dozlu hapı belirleyecektir .Östrojen dozu düştükçe kilo alma, göğüslerde gerginlik gibi bazı yan etkiler azalabilir ancak bu sefer ara kanama, adet sancılarının azalmaması, yumurtlamanın devam etmesi gibi bazı istenmeyen etkiler oluşabilir.
Kombine hapların gebelikten korunmada önemli avantajları vardır. Gebelik riski düzgün kullanıldığında, unutulmadığında  on binde bir gibi çok az bir orandır.
-Üç fazlı haplar:
Bu haplar, ayın üç ayrı döneminde, farklı miktarlarda veya ‘dozlarda’ estrogen ve progestagen içerirler, böylece hormon düzeyleri, doğal bir siklüs sırasında ortaya çıkan hormonal değişiklikleri daha yakından yansıtırlar.
2.Mini Hap
Mini haplar halen Türkiye’de piyasada satılmamaktadır. Yine de yurtdışından getirtilebilme ihtimali olduğu için bahsetmekte yarar olduğunu düşünüyorum.
Mini-hap, Kombine haptan biraz daha az etkilidir, çünkü gebeliği önlemek için, her gün aynı saatte ( 3 saat içerisinde) alınması gerekmektedir. Eğer hapı almayı unutursanız riskli olabilir. Mini hap kullanırken hapa ara verilmez, yılın her günü kullanılır.
Mini-hapın ana etkisi de, rahmin girişindeki servikal mukusun özelliklerini değiştirerek, spermin geçişini engelleyecek şekilde, daha koyu ve yapışkan hal almasını sağlar. Rahim iç yüzeyinde de değişikliğe yol açar. Ortalama olarak, 10 kadından 4’ünde, yumurtlamayı engeller, böylece döllenmeye elverişli, hiç bir yumurta oluşamaz.
Mini hap kullanımı sırasında ara kanamalara ve lekelenme tipinde kanamalara daha sık rastlanır ve hiç adet göremeyebilirsiniz ancak bu, gebe olduğunuz, ya da bir sorun olduğu anlamına gelmez.
Mini hap, emziren anneler için, ideal bir korunma yöntemidir. Bebek doğduktan, 3 hafta sonra başlanabilir ve haptaki çok küçük miktarlardaki hormonların bebeğe hiçbir zararı yoktur.
Mini hapın ambalajı 28 hap içermektedir (ilaç içermeyen hap yok) ve bir paketi bitirdikten sonra, doğrudan diğer pakete başlayabilirsiniz. Hapsız bir hafta, ya da 7 günlük ara yoktur.
Önerilere uygun şekilde alındıklarında, doğum kontrol hapı kadar güvenilirdir. Haplar %99 etkilidir. Bu da doğum kontrolü için uygulanan tüm bariyer yöntemlerinden çok daha etkili olması anlamına gelir. Ayrıca geri dönüşlü başka bir korunma yöntemi daha yoktur.
Doğum kontrol hapı kullanımındaki esaslar
Kombine Haplar 21 gün süreyle, her gün mümkünse aynı saatlerde alınır. Gece alınması tavsiye edilir. Bunun nedeni hem az da olsa bulantı şikayetinin uykuda geçiştirilebilmesi hem de diş fırçası kullanımın hap alımını hatırlatmasıdır. 21 günün sonunda yeni bir pakete başlamadan önce 7 gün ara vermelisiniz. (Bazı markaların 21 yerine 22,23,veya 24 doğum kontrol haplık ambalajları bulunmaktadır) 7 gün boyunca, hiçbir doğum kontrol hapı kullanılmaz.
Kombine haplara adetin ilk günü başlanır. Ancak bu ilk kullanım içindir. İkinci kutuya ilk paketin bitiminden bir hafta sonra başlanır. Genellikle adet hap kullanımı bittikten birkaç gün içinde başlar. Yani ikinci kutuya başlandığında adetin herhangi bir gününde olunabilir.
Her gün kullanılan Kombine Hap veya 28 günlük ambalaj ise ara verilen haftaya, doğru günde, başlayıp bitirmenin zor geldiği kişiler içindir. Ayın her günü için bir hap içermektedir, fakat son 7 gün için olanlar ilaç içermemektedirler. Bir bakışta, her hangi bir gün hap alıp almadığınızı kolayca görmenizi sağladığı için bazı kadınlar bu tip hapları tercih eder.
Kombine doğum kontrol hapı kullanıyorsanız, hapı almayı atlamak veya bir veya daha fazla kez hapı zamanında almayı unutmak; mini hap kullanıyorsanız hapı her gün, tam olarak aynı saatte (3 saat içerisinde) almayı unutmak etkisini göstermemesine neden olabilir.
Hapın unutulduğu ertesi sabah anlaşılır ise hemen ilaç alınır. Unutulduğu ertsi gece anlaşılırsa 2 hap birden alınır. Eğer 2 günden fazla unutulmuşsa mutlaka bir hekime danışmak gereklidir
İçinde bazı antibiyotiklerin de bulunduğu birtakım ilaçlar, hapın etkisiyle ters etkileşime girebilirler.
(Doktorunuza bu durumu danışın).
Ciddi bir kusma/ishal atağı geçirmek de, gebelik riski oluşturabilir, ikinci bir pakete başlamadan önce, prezervatif gibi, başka bir yöntem kullanarak, kendinizi garantiye almanız faydalı olacaktır
Doğum Kontrol Hapının Yan Etkileri
Bilimsel kitaplara bakarsanız östrojen ve progesteron hormonu kullanımına bağlı hemen veya ileriki bir zamanda oluşan, az veya çok derecede ortaya çıkabilen 150’e yakın şikayet bulabilirsiniz. Ki bunlardan bazıları ruhsal durum değişikliği gibi ölçülemeyecek, kolay kolay değerlendirilemeyecek durumlar olabilir.
Vücudunuz doğum kontrol hapı kullanmaya uyum sağlarken, genellikle iki sorunla karşılaşabilirsiniz. Bunlardan biri adetler arasında lekelenme veya ara kanama gözlenmesi diğeri adet görmeme durumudur.
Ayrıca geçici olarak kilo alma, kilo kaybı, duygusal değişiklikler, baş ağrısı,adet atlaması,bulantı,göğüslerde gerginlik, kloasma (ciltte kahverengi lekeler) gibi sorunlara daha az olarak rastlanabilir.
Bu sorunlardan herhangi birini yaşamanız durumunda lütfen doktorunuza danışın. Bunların pek çoğu yalnızca doğum kontrol hapını değiştirmekle düzelecektir.
40 yaşın üzerinde veya sigara içenlerde 35 yaşın üzerinde damar sertliği tehlikesi nedeniyle doğum kontrolhapları genellikle önerilmemektedir. Aynı şekilde yüksek tansiyon, tıkayıcı damar hastalığı, şeker gibi ciddi hastalığı olanlarda da kullanımı sakıncalı olabilir.
Doğum kontrol hapı kullananların çok azında ciddi komplikasyonlar oluşabilir.
Aşağıdaki belirtilerden herhangi biriyle karşılaştığınızda hemen hap almayı bırakınız ve doktorunuza başvurunuz:
  • Şiddetli karın ağrısı
  • Göğüs ağrısı,
  • Nefes darlığı veya öksürükle birlikte kan
  • Baş dönmesi
  • Görmede bulanıklık, çift görme veya görüş kaybı
  • Bacakta şiddetli ağrı
  • Ağır depresyon
  • Sarı renkte cilt (sarılık) Memede kitle
  • Ani konuşma bozuklukları
Doğum Kontrol Hapıyla İlgili Merak Edilenler:
Doğum Kontrol Hapı Kilo Aldırır mı?
Belli markalardan doğum kontrol haplarını kullanan, çok az kadında kilo artışı gözlenebilir.  Bunun nedeni hap içeriğindeki östrojen hormonunun   iştahı arttırmasıdır. Kişi kendini tutarak bunu engelleyebilir. Ancak aynı zamanda içerikte bulunan progesteron hormonu vücutta su tutulumunu arttırabilir. Bu durumda oluşan kilo artışına yapılabilecek pek birşey yoktur. Başka bir hapa geçmek çözüm olabilir. Çok nadir  vakada doğum kontrol hapı kadının metabolizmasını ciddi bir şekilde etkileyebilir , kilo alımı aşırı olur ve dışarıdan hormon almak yasaklanabilir.
Doğum Kontrol Hapı Depresyona Sebep Olur mu?
Çok nadir görülmekle birlikte doğum kontrol hapları depresyona sebep olabilir veya olan depresyon doğum kontrol hapıyla daha da kötüleşebilir. Hapın depresyona girmenize neden olduğunu düşünüyorsanız, hemen doktorunuzla konuşunuz.
Sentetik hormonların doğal değil midir?
Günümüzün doğum kontrol haplarında kullanılan hormonlar, doğal hormonlara, her zamankinden çok daha yakındırlar
Doğum Kontrol Hapına Ara Vermeniz Gerekir mi?
Herhangi bir yan etki gözlenmeyen kadınların hapa ara vermeleri gerekmemektedir. Aslında, her ay, adet gördüğünüzde hapa ara verilmektedir, fakat bu ara bile tıbbi bir gereklilik değildir.
Doğum Kontrol Hapı Kansere Yol Açar mı?
Doğum kontrol hapının bazı kanser tipleri üzerindeki etkisi karmaşıktır.
Yeni yapılan çalışmalarda doğum kontrol hapı kullananlarda rahim ve yumurtalık kanserlerinin daha nadir ortaya çıktıkları saptanmıştır. Bu yararlı bir sonuçdur.
Bunun yanında yine bazı son araştırmalar, doğum kontrol hapının, daha sonraki dönemlerde zaten gelişecek olan bir meme kanserinin ortaya çıkmasına neden olduğunu da ileri sürmektedirler. Bu ise tam tersi olarak can sıkıcı bir sonuçdur.
Ancak doğum kontrol hapı kullanan kadınların daha düzenli olarak doktora gitmeleri gerekmektedir.Böylece herhangi bir sorun olduğunda, aralarında meme kanserinin de bulunduğu hastalıklara erken tanı konma olasılığının daha yüksek olmaktadır.
Doğum Kontrol Hapı Kısırlaştırır mı?
Kısırlık sorunları ile doğum kontrol hapı arasında herhangi bir bağlantı yoktur. Doğum kontrol hapı, tamamıyla geriye dönüşlü bir gebelikten korunma yöntemidir. Hap kullanmayı bıraktıktan hemen sonra çocuk sahibi olabilirsiniz.
KOMBİNE DOĞUM KONTROL HAPI (ORAL KONTRASEPTİF) KULLANIM KRİTERLERİ
Güvenle Kullanılabilir
  • İlk adet ile 40 yaş arası
  • Doğum yapmış / yapmamış olmak
  • Başağrısı (migren hariç)
  • Jinekolojik Durumlar
  • Düşük sonrası
  • Dış gebelik öyküsü
  • Jinekolojik ameliyat öyküsü
  • Postpartum 21. günden sonra ( emzirmeyen)
  • Düzensiz adet kanaması
  • Sancılı adet görme
  • Endometriozis hastalığı
  • Ciddi kadın genital organ infeksiyonu ( öyküsü ya da varlığı)
  • İyihuylu meme hastalığı
  • Ailede meme kanseri öyküsü
  • Myoma Uteri
  • Rahim kanseri (Endometrium ca) ya da Yumurtalık kanseri (Over Ca)
  • Molargebelik /Üzüm gebeliği geçirenler (Gestasyonel Trofoblastik Hastalık)
  • Gebelikte Diyabet (Gestasyonel Diabet) Öyküsü
  • Tiroid Hastalığı
  • Sara hastalığı (Epilepsi)
  • Viral Hepatit ( Taşıyıcı, Aktif Değil )
  • Demir eksikliği anemisi veya talasemi hastalığı
  • Tüberküloz (verem)
  • Varis
  • Antibiyotik Kullanımı ( rifampisin, griseofulvin hariç )
  • Cinsel yolla bulaşan hastalık riski
KESİNLİKLE KULLANILMAMALI
  • 35 yaş ve üzeri, günde 15 sigara kullanımı
  • Migren ( nörolojik bulgu mevcut )
  • Jinekolojik / Obstetrik Durumlar
  • Gebelik varlığı ya da şüphesi
  • Doğum sonrası ilk 6 hafta ve emziren annelerde emzirme boyunca
  • Meme kanseri
  • Kardiyovasküler Hastalıklar
  • Orta / Ağır Yüksek tansiyon /hipertansiyon ( Ta > 160 / 100 mmHg )
  • Derin ven trombozu (pıhtı) öyküsü ya da varlığı
  • İskemik kalp hastalığı öyküsü ya da varlığı (Kalp Krizi)
  • Komplike kalp kapak hastalığı
  • İnme ( SVA ) öyküsü
  • Yüksek tansiyon /Hipertansiyon ile birlikte vasküler hastalık varlığı
  • Kronik Hastalıklar / Diğer Durumlar
  • Damar hasarlı /Vasküler komplikasyonlu ya da 20 seneden uzun süren şeker hastalığı /diabet
  • Aktif viral hepatit
  • İleri devre /dekompanse siroz
  • Karaciğer tümörü
Spiraller
Spiraller rahimin içine yerleştirilen genelde T harfine benzer şekillerde dizayn edilmiş araçlardır. Mekanizma tam belli olmasa da yabancı cisim reaksiyonu yaparak mekanik etki ile gebeliğin rahime yerleşmesini önledikleri düşünülmektedir.
Değişik boyları(doğum yapmış ve yapmamışlar için),değişik markaları mevcuttur.
Eskiden doğum yapmamış kadınlara takılması önerilmezken son yıllarda bilinçli,kontrollere gelebilen hasta olmak kaydı ile her yaştaki kadına doğum yapmamış olsa da takılabilmektedir. Eskiden doğum yapmamış hastalara önerilmemesinin sebebi vajende oluşabilecek bir infeksiyonu köprü vazifesi görüp rahim içine ve tüpler iletebilip hamile kalamama tehlikesini oluşturmasıdır. Ancak bu süreç ağrılı,ateşli ,zor ve uzun bir süreçdir. Bilinçli bir kadında doktor gözetiminde bu kolayca önlenebilmektedir. Sadece akıl hastalarına ve çok partnerli hayat kadınlarına kesinlikle önerilmemektedir.
Takıldıktan sonra –eğer yan etki oluşmaz ve uygun olursa- hasta için rahat, oldukça güvenli, hissedilmeyen bir yöntemdir. -Özellikle doğum sonrasında emziren kadınlarda doğum kontrol yöntemi olarak çok uygundur. -Bazen , sadece bazı pozisyonlarda spiralin ipi erkek tarafından hissedilebilir, ancak genellikle rahatsız edici bir etki değildir. -Kanama süresini ,miktarını, adet sancısını arttırıcı etkileri az ya da çok olabilir. -%1 iç veya dış gebelik olma ihtimali teorik olarak vardır. -Beklenmeyen durumlarda hemen, diğer durumlarda 6 aylık düzenli kontrolleri gereklidir.
Spirallerin değişik şekillerini aşağıda görebilirsiniz.
Aşağıdaki şemada da spiralin rahim içindeki pozisyonu resmedilmiştir.
Son 10 yılda Alman Shering firmasının patentinde minimal progesteron hormonu içeren, yavaş yavaş bu hormonu rahim iç dokusuna salgılayan bir spiral (MİRENA) piyasaya çıkmıştır. Bu spiral diğer klasik spirallerden tamamen farklı özelliklere sahiptir. Bunları şöyle özetleyebilirim.
İlk ay olabilecek lekelenmeleri saymazsak uzun vadede menstruasyon kanama süresini,miktarını ve ağrı şiddetini azaltırlar.
%20 vakada çok az kanama olur ve bu istenen ve fizyolojik bir durumdur. Daha fazla cinsel özgürlük, kıyafet, yüzme serbestliği vs. sağladığı için özellikle yurtdışında çok ilgi çekmiştir. Menapoz ,daha sonra hamile kalamama ile kesinlikle ilgisi yoktur.
Fazla ve uzun adety görme nedeniyle kansızlık oluşan hastalara, şiddetli adet sancısı gördüğü için sosyal hayatı etkilenen hastalara doğum kontrolünden bağımsız olarak özellikle tavsiye edilmektedir.
Çıkartıldıktan hemen sonra süreç eski haline döner.
Spiral yerinden az miktarda oynasa dahi bildirilmiş iç veya dış gebelik yoktur.
Rahim ağzında mukus tıkacı yaprığından yine diğer spirallerden farklı olarak vajendeki infeksiyonun rahim içine geçişini engeller.
Genellikle 5 yıl sonunda değiştirilmeleri önerilir.

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir