Orgazm ve Cinsel Soğukluk

Cinsel doyum her insana göre farklı değerlendirilmesi gereken, standardize edilemeyecek bir durumdur. Cinsel ilişkide kişilerin hissettiği cinsel tatminindeki psikolojik yön (psikolojik komponent) her kişide kişinin kültürüne, beklentilerine, duygularına,düşüncelerine,sosyal konumuna,çevre faktörlerine ve geçmişine bağlı olarak farklı yönlerden ağır basabilir. Bu sebeplerle ancak kişilerin bu konuda karşılanamayan bir ihtiyaçları söz konusu olduğu zaman cinsel bir sorundan (cinsel fonksiyon bozukluğu) bahsedilebilir. Her kadın, her birey özeldir ve özel olarak değerlendirilmeleri gereklidir.
Standardize edilmesi çok zor olsa da kadın orgazmının (tatminin üst noktası) tarifi son yüzyılda değişime uğramıştır. Önceleri erkek orgazmından tamamen farklı olduğu zannedilen ve duygusal tatminin çok daha ön planda olduğu düşünülürken cinsel ilişkide kadınlarda da erkek orgazmına çok fazla benzeyen, istemsiz kasılmaların varlığı dile getirilmeye başlanmıştır. Bu istemsiz,durdurulamayan kasılmaların sonrasında bir erkekte gözlenen boşalma (ejakülasyon) miktarı kadar sıvı boşalması da tarif edilmiştir. Özellikle 60-70’li yıllarda kadın cinsel özgürlük fikirlerinin kabul edilmesi, haberleşme , iletişim olanaklarının artması konuyu daha popüler hale getirmiştir. Yaygınlaşan porno filmlerde kadınlarda da bir erkektekine çok benzeyen ,iç vajinal kasların 1-5-10 sayıda ardı ardına kasılmasını takiben 2-3cc berrak sıvı ejekülasyonu (boşalması) belgelenmiştir. Bu ana yine tıpkı bir erkekte gözlendiği gibi kısa süreli bilinç bulanıklığı da eşlik etmektedir. Üstelik orgazm olarak kabul edilen bu durum erkeklerde belli bir süre (dakikalar, saatler) uyarılamayacak bir süreç yaratırken (refrakter period) kadınlarda böyle bir süreç yoktur. Böylelikle bir erkekte belli bir sürede maksimum bir cinsel performansdan bahsedilebilirken (örneğin bir gecede max 3-5) bir kadında bu sayısız olabilir.
Kadın cinselliğinin üst noktası olarak kabul edilebilecek bu cinsel durum (istatiki olarak) toplumlarda nadir olarak gözlenir., ayrıca her ilişkide mutlaka olması da gerekmemektedir. Bu konuda sağlıklı istatistiklerin olması mahremiyet nedeniyle çok zor olsa da yine de kabaca bu üst düzey cinsel tatmini hayatında en az bir kez yaşayan kadın oranının yedide bir (1/7),yaklaşık %15 olduğu söylenebilir.
Bu yedide bire giren kadınların %90’nı ,kısa veya uzun süreli ama sadece klitoral uyarılma ile bu doyuma ulaşabilirler (Buna dış dudak orgazmı-Vulvar orgazm denir). Bu da belirli cinsel pozisyonlar ve cinsel uyum gerektirir. Bu yedide birin sadece %10unda tamamen vajinal uyarılma ile tatmin söz konusu olabilir. (Bu derin penetrasyon,giriş ile olan orgazma uterin veya vaginal orgazm denir).  Vaginal orgazm teorisi (diğeri yukarıda belirtilen vulvar orgazm teorisidir) eskiden hayal olduğu düşünülen ama sinir çokluğu histolojik olarak ispat edilmiş G noktası (Grafenberg noktası)nın yeniden keşfi ile yeniden değer kazanmıştır. Bu nokta simfiz kemiği ile rahim ağzının ortasında üst kısımdadır.
Kadınlarda cinsel tatmindeki psikolojik yönün yaş ile ve dönemsel olarak çok değişebildiği bilindiğinden orgazmın derecesinin de sıklıkla değişebileceğinden bahsedilebilir.
Böylesine üst düzey orgazm tarifine uymasa da, ilişki sonrası ciddi vajinal ıslanma(sekresyon) ile birlikte belirgin bir tatmin yaşayan kadın oranının kabaca 7 de 2 olduğu söylenebilir (yaklaşık %30).
Benzer istatikte yedide 4 kadında (yaklaşık %60) cinsel hayatları boyunca klinik orgazmın olmadığı düşünülmektedir. Bu durumun farklı psikolojik yansımaları görülmektedir.
Burada belirtilen üst düzey orgazmın tarifinde istemsiz kasılmaların, boşalmanın ve kısa süreli bilinç bulanıklığı olduğunu tekrar belirtmek gerekmektedir.
Şüphesiz yukardaki oranlar tartışmalıdır ve toplumlar arasında, aynı toplumdaki değişik sosyal sınıflarda , yaşa, cinselliğe bakış açısına ,beklentilere göre bu oranlar değişecektir. Ancak cinsel tatminsizliğin uzun süreli ikili ilişkilerde ciddi ve ilişkiyi tehdit edecek boyutlarda bir sorun olarak ortaya çıktığı aşikardır. Genellikle jinekolog doktorlar ile paylaşılabilen bu sorunun giderilmesi için ne yazık ki gerekli ortam, zaman, bilgili ve ilgili uzman personel çoğu zaman bulunamamaktadır. Psikolojik destek içeren , zor ve uzun süren tedavi gerektiren bu cinsel tatminsizlik,soğukluk bir kadının hayatında genellikle de zaman içinde diğer sorunlar arasında umutsuzca çözümsüz olarak kabullenilmektedir. Halbuki eşler doğru yardım ve motivasyon ile isterlerse bu sorunu (belki tam olarak olmasa da )önemli ölçüde çözebilirler. Cinsel tatmin insanın kendini, vücudunu tanıması ile bilinçli bir şekilde artan, cinsel kimliğinin oturması ile belirginleşen,sosyal sorunlar ile çok etkileşen ,basamak basamak yukarı çıkılarak öğrenilebilen,kişisel,özgün bir öğretidir.

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir