Rahim ağzı kanserleri(Serviks ca) ve öncü lezyonları(Servikal displaziler,CIN)

Rahim ağzı kanserleri öncü lezyonları

-Hemen hemen sadece cinsel ilişki ile geçen ve sadece insanda lezyon yapan HPV virüsü rahim ağzına bulaşınca, buradaki hücrelerin çekirdeğinin içine girip hücrenin genetik materyalini bozup hücre bozukluğuna sebep olmaktadır.

-Hücre içine girdikleri için ilaçlar etki edemez, aksi halde hücre de ölür. Bu nedenle virüslerin tedavisi yoktur, grip,hepatit,AİDS gibi,… sadece aşılanma ile korunma mümkündür.

-Hücreler rahim ağzına yapılan smear testi ile elde edilir ve mikroskopta boyandıktan sonra incelenirler. Hücreler bozuldukça küçülür, çekirdekleri aksine büyür ve parçalanır. Bozulma çok ilerleyince hücreler küçük ve sadece çekirdekten ibaret hale gelirler ve birbirleri arasında fark kalmaz. Bu da zaten kanser demektir.

-Hücrelerdeki bu bozulma değişik şekillerde sınıflanmaktadır.

Class 1-2-3-4-5
CIN 1-2-3
LGSIL,MGSIL,HGSIL(Low grade,moderate grade,high grade)

-Son sınıftan sonrası kanserdir. Ancak eğer kanser bazal membran denen ve hücreleri kan damarlarından ayıran membranı aşmamışsa buna in situ kanser denir. Yani in situ kanser gerçek kanserden öncedir, sadece dokuyu çıkartarak tedavi edebilirsiniz çünkü kan damarlarına ulaşıp başka yere geçme ihtimali yoktur.

-Patolog doktorların değerlendirmesi kişiseldir. Ne yazık ki hücreleri standardize etmek zordur.(Güzellik yarışmasındaki jürinin sorunu gibi)

-Bazen doktorlar hücreye hiç isim takamazlar. Yani ne CIN1 diyebilirler ne de yok diyebilirler. Bu duruma ASCUS (Atypical Squamous Cells of Undeterminated Significanse) denir. Böyle durumlarda ya belli bir süre (2-3 ay) sonra,olası bir başka bakteri etkisinin geçmesi için beklenir veya hücrelerde HPV DNAsı araştırılarak tanı kesinleştirilir. Özellikle Thin prep yöntemi ile alınan smearlerde tip tayini yapma imkanı da vardır.

-CIN1 vakaları %30kendiliğinden geçebilir, %50 aynı kalır, %20 sene-seneler içinde CIN2’e ilerleyebilir (Oranlar arasında çalışmalar arasında farklılıklar olabilir).

-Herhangi bir anormal smear durumunda önce tanının kesinleştirilmesi gereklidir. Bunun için daha fazla hücreye gereksinim vardır. Smear testi ile sadece dökülen hücreler elde edilir (Elimizi kuma bastırmak ve elimizde kalan kumlar gibi, halbuki kürek ile kum almak gereklidir) Daha derinde belki de daha kötü hücreler olabilir.

-Smear testleri %20’e çıkabilen oranlarda yanlış (-) sonuç verebilir. Yani kanser olsa da atlanabilir. Dikkatli olunmalıdır. Bu kadar yüksek orana alınma hataları, kullanılan teknikler veya patolog yetersizlikleri sebep olabilir.

-CIN1 durumunda kendiliğinden geçebilir diye hasta beklemeyi tercih ederse beklenebilir. İstenirse tip tayini yapılarak yüksek risk olmadığı takdirde beklenebilir. İstenirse biopsi yapılabilir.

-Biopsi 2 şekilde olur.
1. Kolposkopi denen ve dokuları büyüten bir cihaz eşliğinde kötü hücreler boyanır ve kopartılarak ufak bir doku alınır. Sadece teşhis amaçlıdır ve gerekirse tedavi gereklidir ve bu da maliyet demektir. Tanıyı kesinleştirir.

2. Yeni çıkan LEEP koter ile 5-6 mm kalınlığında bir doku çıkartılır , doku incelemeye gönderilir (Çıkan doku yanmadığından cerrahi sınırlar incelenebilir ), ve %95 olasılıkla hem teşhis hem de tedavi edilmiş olur.

-CIN 1 durumunda LEEP yapılmamışsa normal koterle yakma, dondurma, lazer ile yakma, LEEP, cerrahi olarak çıkarma tedavileri yapılabilir.

-CIN2 ve 3 de ise LEEP,lazer veya cerrahi olarak geniş bir doku çıkartılır. Bu işleme konizasyon denir. Aşağıdaki ilk şemada konizasyon işlemi resmedilmiştir.

-Yukarıda bahsettiğim tedavi yöntemlerini biraz daha detaylı anlatmam gerekirse….

— Dondurma (Kriyoterapi): Rahim ağzına (servikse), serviksi sıfırın altındaki derecelere kadar soğutan bir prob yerleştirilir. Anormal hücreler sıcaklık değişimlerine özellikle duyarlıdır ve yok olurlar.

— Lazer: Karbondioksit lazer yönteminde, anormal hücreleri buharlaştırmak üzere minik bir ışık demeti kullanılır.

– –LEEP (loop elektrocerrahi eksizyon prosüdürü, loop electrosurgical excision procedure): Şüpheli dokunun uzaklaştırılması için elektrik akımı geçirilen bir tel halka kullanılır.

— Konizasyon : Koni biyopsisi/koni bıçak tedavisi: Analiz için serviks dokusunun küçük bir bölümünün koni biçiminde çıkarılması

Yukarıdaki resimde LEEP cihazı ile rahim ağzından koni şeklinde dokunun çıkartılması(Konizasyon) resmedilmiştir.

Rahim ağzı (serviks)kanseri-Servikal kanser

-Rahim ağzı kanseri veya diğer adıyla serviks kanseri tüm dünyada kadınlar arasında görülen en sık 2. kanserdir.

– Sadece bir virüsün sebep olduğu nadir kanserlerden biridir.

-Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 490,000 kadına rahim ağzı kanseri tanısı konmakta ve her gün 685 kadın, her yıl ise yaklaşık 240,000 kadın servikal kanser nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Bu hastaların %80’i gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir.

– Diğer kanser türlerinin aksine rahim ağzı kanseri kalıtsal değildir. Bu kanser türüne Human Papilloma Virus (HPV) adı verilen ve cinsel yolla bulaşan bir virus neden olmaktadır. Bu virus rahim ağzı kanserinin yanı sıra, servikal displazi olarak adlandırılan kanser öncüsü lezyonlara, başta genital bölge olmak üzere tüm vücuttaki siğillere, ayrıca vajen, vulva ve anüs bölgesi kanserlerine de neden olmaktadır.

-HPV’nin 150’den fazla türü vardır. Bu türlerden 12’si yüksek oranda kanserojendir. Rahim ağzı kanseri ve kanser öncüsü lezyonların %99.7’sine kanserojen HPV tipleri neden olmaktadır. Bu vakaların yaklaşık %70’inden HPV aşısında da bulunan tip 16 ve 18 sorumlu tutulmaktadır.

– Genital siğillerin %90’ından ise yine aşıda yer alan tip 6 ve 11 sorumludur. Ancak bu türler kansere neden olmazlar.

-Cinsel yönden aktif kadınların %50’si yaşamları boyunca en az 1 kez HPV türlerinden en az biri ile infekte olurlar.

-HPV’nin bulaşması için tek bir cinsel temas bile yeterlidir. İnfeksiyon ilk cinsel temastan sonra 1 ay gibi kısa bir sürede ortaya çıkabilir. Yapılan çalışmalarda HPV ile infekte vakaların %70’den fazlasının 15-24 yaş arasındaki genç kız ve kadınlar olduğu saptanmıştır. 50 yaş civarındaki kadınların ise %80’i HPV ile infektedir.

-HPV infeksiyonlarının pek çoğu geçici infeksiyonlardır. İnfekte olan kadınların %70’inde infeksiyon 1 yılda, %90’ında ise 2 yılda kendiliğinden iyileşir veya kaybolur. Bu geçici infeksiyonlar kansere neden olmaz.

-Kalıcı HPV infeksiyonları ise kansere ilerleyebilir. Yüksek oranda kanserojen HPV tipleri ile kalıcı infeksiyon gelişme riski daha yüksektir. Kalıcı infeksiyonlar yıllar içinde düşük (CIN 1) ve yüksek derecede servikal displaziye (CIN 2/3) ve kansere ilerleyebilir.

-Genital HPV infeksiyonu gelişen kadınların %1’inde servikal kanser gelişmektedir. Yaş ilerledikçe HPV’nin genital bölgeden kendiliğinden kaybolma şansı azalır.

-Rahim ağzı kanseri gelişimi ile ilgili faktörler sigara kullanımı, çok doğum, ileri yaş, diğer cinsel yola bulaşan infeksiyonların varlığıdır.

– HPV infeksiyonu ile kanser arasındaki süre 10-20 yıldır.

-Aşağıdaki şekilde rahim ağzının görüntüsü resmedilmiştir. Diğer fotoğraflar ise gerçek rahim ağzı kanseri görüntüleri olup düzensiz damarlanma, renk değişiklikleri gibi bir çok özel bulgular taşımaktadırlar.

RAHİM AĞZI KANSERi TEDAVİSİ

– Rahim ağzı (Serviks kanseri) evresinin doğru belirlenmesi, en uygun tedavinin belirlenmesi için gereklidir. Tedavi aşağıdakileri kapsayabilir.

– Rahimin çıkarılması (Histerektomi) : Total histerektomi, uterusun serviks dahil cerrahi girişimle tamamen alınmasıdır. Radikal rahim çıkartmada (histerektomide) rahim (uterus), rahim ağzı (serviks), vajinanın bir bölümü alınmaktadır. Bazı olgularda, overler, fallop tüpü ve yakındaki lenf düğümleri de alınabilir.

– Trakelektomi: Gelecekteki gebelik düşünülerek üst rahim (uterus) korunarak serviks ve çevre dokuların cerrahi müdahaleye alınması.

– Radyoterapi: Genellikle lokal olarak ilerlemiş tümörler için kullanılır, yüksek ışınlar ya da diğer radyasyon tipleri kullanılarak kanserli hücreler öldürülür veya büyümeleri durdurulur.

– Kemoterapi: Kanserli hücreleri öldüren ilaçlar kullanılır. İlaçlar sıklıkla damardan (intravenöz) olarak verilir, dolayısıyla vücudun tüm bölgelerine yayılır.

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir