Sık gözüken akıntılar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve AİDS

Öncelikle en sık gözüken iç dudak ve vajende şikayete sebep olabilen cinsel yol ile bulaşabilecek hastalıkları anlatmak istiyorum.
Daha sonraki bölümde cinsel temas ile geçen diğer ciddi hastalıklardan bahsedeceğim.

Sık Gözüken Akıntı Sebepleri
Vaginal akıntı kişisel (subjektif) bir şikayettir. Terleme miktarı gibi standardize edilemez ve kişilerin hijyene bakış açılarına göre değişik derecede şikayete sebep olabilir. Farklı sebeplerle yapılan jinekolojik muayenelerde hekimler vajinada bazen oldukça fazla beyaz mukuslu akıntı gördüklerinde hastaların akıntı konusunda şikayetleri olmayabilirken tam tersi olarak az miktarlarda akıntı bile ciddi şikayet nedeni olabilmektedir.

Belli miktarlarda beyaz,saydam, mukuslu akıntı fizyolojik olabilir. Biraz komik olsa da (en azından ben öyle buluyorum) kitaplarda aynen şöyle yazmaktadır. Adet öncesindeki günlerde, adet sonrasında ki günlerde ve her 2 adet ortasındaki yumurtlama dönemindeki günlerde akıntı artar. Buna göre akıntısız dönemler daha az sayılabilir. Önemli olan akıntının içinde buna sebep olan bakteri veya mantar hücrelerinin varlığıdır. O zaman tedavi gereklidir. BuBazen ,özellikle yirmili yaşlarda, cinsel aktif kadınlarda yarım çay bardağı kadar beyaz koyu akıntı olabilir. (benzetmek bazen mide bulandırıcı olabilse de anlaşılmayı kolaylaştırdığı için kullanmak zorundayım). Bu akıntı boza renk ve kıvamına benzetilebilir ve içinde bakteri bulunmaz,sterildir, dökülen vajen hücreleridir,tedavisiz zamanla geçer. Ama hastalar özellikle akıntı nedeniyle cinsel ilişkide sorun yaşadıkları için virüs kültürleri de dahil olmak üzere bir çok test yaptırmış,beklentiler karşılanamadığı için doktor doktor gezmiş ve çeşitli ilaç kullanmışlardır.

Vajende asit ortam sağlayan iyi huylu denebilecek bakteriler yaşar. Sağladıkları asit ortam mantar dahil birçok mikroorganizmanın burada çoğalmasını önler. Grip,idrar yolu inf. vs gibi sebeplerle kullanılan antibiotiklerin kullanımı, bu iyi huylu bakterileri de öldürdüğünden flora bozulur ve her türlü infeksiyon(özellikle mantar ) tekrarlayarak oluşur. Uygun zamanda bu iyi huylu flora bakterilerini içeren ,ilaçların kullanımı gerekli olabilir.

Bir akıntı eğer koku yapıyor ve/veya kaşıntı yapıyor ve/veya rengi sarı-yeşil ise patolojik(hastalıklı) olma ihtimali yüksektir ve direk mikroskopi ve kültür testi ardından tedaviye başlanmaları gereklidir.

Akıntılar genellikle çabuk geçer ama tekrarlamaları hasta-doktor arasında memnuniyetsizliğe yol açar. Bu şartlarda tedavi zorlaşır. Uzun süreli tedaviler,partner tedavileri,koruyucu tedaviler,virüs kültürleri, rahim ağzındaki yaraları yakılması vs. gibi seçenekler ortaya çıkabilir.

Genelikle erkeklerde pek şikayet yoktur. Cinsel organ dışarıda ve basit bir duşla bile bakterilerden temizlenebilir. Halbuki kadınlarda az miktarda bakteriler bile kapalı vajen ortamında üreyebilirler.

Kadınlarda vajinal akıntı,bazen kaşıntı ve koku yapabilen, uygun şekilde tedavi edilse bile tekrarlayabilecek, gerekirse partner tedavisi de gerektiren hastalıkları görülme sıklığına göre şöyle sınıflandırabilirim.

Dış dudakta ve vajende mantar (Vulvo-vaginal candidiazis)
Çok sık olur ve tekrarlar
Kaşıntı,kızarıklık ve penir ezmesi kıvamında beyaz akıntı tipiktir.
Antibiotik(özellikle penisilin grubu) kullanımı sonrası oluşabilir.
Kabızlık ile ilgisi olabilir.
Gebelikte sıktır
Uzun süreli tedavi,eş tedavisi,hijyen,çamaşır değişikliği,sıkı pantolon giymemeyi de içeren giyinme alışkanlığı değişimi gibi durumlar söz konusu olabilir.
Bakteriyel vaginozis (Gardnerella)
Birçok bakteri aynı anda ,en çok gardnerella etkendir.
Beyaz , gri akıntı ve koku yapar, antibiotiklerle kolay geçer

Trikomonas Vajiniti
Dışta değil daha çok içte kaşıntı yapar.
Parazit etkendir.
Eş tedavisi gereklidir

Rahim Ağzı İltihabı(Servisit)
Klamidia,gonore,trikomonas,herpes neden olabilir.
Uygun tedavi kültüre göre verilir

Kimyasal Vulvo-vajinit
Çocuklarda sabun, tuvalet kağıdı vs. gibi kimyasallara alerji

Östrojen Eksikliği Nedeniyle Olan Atrofik Vajinit (Vajen dokusu incelir)
İlk adet görme yaşlarında, meme emziren lohusalarda ve menapozda izlenir.
İlişkide ağrı,ufak kanamalar ve sızlama yapar

CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALILAR (STD-Sexually Transmitted Disease)
Gonokok (Bel soğukluğu)
Amerikadaki en sık gözüken cinsel yolla bulaşan hastalıktır.
Sanıldığı gibi bel ağrısı ve cinsel soğukluk yapmaz
Sıklıkla klamidial infeksiyon ile beraber gözükür ve özel kültürde tespit edilir.
Kolay tedavi edilir,yeterki atlanmasın.

Sifiliz (Frengi)
Yüzyıl önce kitlesel ölümlere sebep olurken artık kolayca antibiotikler ile tedavi edildiğinden ciddi formları hiçgözükmemektedir.

Klamidia (Chlamidia trachomatis)
Sarı yeşil akıntılarda en çok rastlanır.
Çok sık izlenir, idrar yolu iltihabına sebep olabilir.

Mikoplazma
Klamidial akıntıya benzer

Üreaplazma
Klamidial akıntıya benzer

Genital Herpes simplex
DNA virisü olup bulaştıktan sonra 1-30 gün arasında (ortalama 6-8 gün) şikayet yapar
Bağışıklık sistemi önemlidir.
Çok ağrılı ve sayıları artabilen patlamış sivilce (ülser) şeklindedir.
Erken dönemde antiviral ilaçlar,ağrı kesiciler,antibiotikler, pomadlar, tuzlu suda oturma banyoları yararlıdır.
Genelde bir haftada geçer ama sık tekrarlayabilirler.
Ayrıntılı bilgileri genel bilgilerin ‘diğer’ alt bölümünde bulabilirsiniz.

Siğiller (HPV)
İnsanda siğil yapan virüsün bir tipi etkendir (Diğer tipleri rahim ağzı kanserine sebep olabilirler, bu konuda ayrıntılı bilgiyi rahim ağzı kanserleri bölümünde ve güncel konularda HPV aşısı bölümünde bulabilirsiniz).
Sayıları günler içinde 2 katına çıkabilir.
Genelde kozmetik şikayet yapar ve kirlilik hissi uyandırırlar.
Yakma,cerrahi olarak çıkarma,dondurma,asit ile yakma,özel merhem tedavileri vardır.
Bağışıklıkla ilgileri vardır.
Sık tekrar edebilir. Çoğalmaları durunca tedavi edilmeleri gerekir.
Aşı ile önlenebilirler.

Condilomata acuminata (HPV)

Bit (Pediculosis pubis)

Şankır(Chancroid-Hemophilus ducreyi)

Lymphogranuloma venereum (Chlamydia trachomatis)

Hepatit B
Genelde kan yolu ile bulaşır, %5 cinsel yol ile de.
Tedavisi yok ama aşısı vardır.
Karaciğer kanserine veya siroza sebep olabilir.

AİDS (Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği sendromu)

Çağımızın vebasının ne yazık ki hala ne tedavisi ne de aşısı var. Tek çare kondom (İlişki başından itibaren) veya tek eşlilik?
Bazı nonoxynol-9 maddesini içeren kondomlar daha güvenirlidir.
HIV(Human Immunodeficiency Virus=İnsanda bağışıklık eksikliği yapan virüs) şu ana kadar bilindiği kadarıyla (aslında kesin denebilir) cinsel temas ve kan ürünlerini kullanmak ile geçiyor. Anneden %40 olasılıkla bebeğe geçişi de unutmamak lazım.
Sivrisineklerle bulaşma, dudaktan öpüşme ile bulaşma kanıtlanmamış durumda (Böyle bir bulaşma yolu yok denebilir).
Amerika’da kadınlar sadece AİDS (Aquired İmmunodeficieny Syndrome) hastalarının %10u. Afrika’da ise %50. Homoseksüellik ve damardan uyuşturucu kullananlar önceleri daha riskli gözükürken günümüzde diğer gruplarda da oran artmıştır.
Kadınlar yine de hastalığı kapmada daha şanssız. AİDS’li bir kadınla normal klasik bir cinsel ilişkinden sonra erkeğin hastalık kapma oranı ortalama %10 iken, AİDS’li erkekle normal cinsel ilişki kuran bir kadının hastalık kapma oranı %90dır. Bunun nedeni de normal, çok travmatik gözükmeyen bir ilişkide bile vajen dokusunda şikayet yapmayan ufak ayrışmaların,yaraların oluşması ve buralardan erkek spermi ile içindeki virüslerin içeri girebilmesidir. Erkek penisi ile kalın bir dokudur ve eğer üzerinde bir yara yoksa virüslerin girebileceği tek yer penis ucu olabilir. Bu da riski azaltmaktadır.
ELİSA yöntemi ile HIVe karşı gelişen antikor saptanması hala en güvenilir tanı testidir.
Şüpheli bir ilişkiden sonra en erken 15 gün sonra antikor yanıtı olabiliyor, bu nedenle şüphelenildiğinde test için bu süre beklenmelidir.
AİDS virüsü kapmak hemen hastalanmak anlamına gelmiyor, senelerce sağlıklı yaşam sürülebilir ancak sonuç kesin. Ne yazık ki virüsün kapılması ile hastalığın ortaya çıkışı arasında 10 yıl bile geçebilir.
AİDS’den ölüm bilindiği gibi virüsün kendinden değil, bağışıklık sisteminin çökmesi dolayısı ile oluşan basit (mantar vs) infeksiyonlardır.

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir